Araştırmacı –Yazar Fikret Başkaya 12 Haziran 2009 tarihinde yayınlamış olduğu,
“SINAV SANAYİİ VEYA EĞİTİMİN SEFALETİ” isimli makalesinde ÖSYM’nin yapmış olduğu ÖSS, KPSS, KPDS, TUS, ALES, TCS, AÖS, SBS, STS, JANU, YÇS, DGS, PMYO, TND, ÜDS, YÖS, ALS, AOS, SBS, YÖS gibi merkezi sınavlarla ÖSYM’nin eğitim alanını nasıl ticari bir alan haline dönüştürdüğünü ele alıyor. Giderek derinleşen kriz ortamında gündeminde sürekli bir işsizlik korkusu olan biz üniversite öğrencileri için; ÖSYM’nin açtığı sınavlardan başka neredeyse başka hiçbir çare kalmamış durumda. Bu nedenle kapitalizmin yaşamın her alanını “piyasalaştırarak” nasıl yok ettiğini daha iyi görmemiz açısından bu önemli makaleyi sizlere tanıtmayı ve bültenimizde bir bölümünü yayınlamayı uygun gördük:
“Eğitim bir haktır – Fikret Başkaya
Eğitim bir haktır, insan potansiyelinin gerçekleşmesinin ve toplumun demokratikleşmenin hizmetinde olmalıdır. Dolayısıyla eğitimin bir hak oluşuyla, tanımı, içeriği ve amaçları arasında ayrılmaz bir bağ ve belirleyicilik ilişkisi vardır, olması gerekir. Bu da öncelikle eğitimin maliyetinin devlet bütçesinden karşılanmasını varsayar. Eğitim elbette ülkenin üretici potansiyelini artırma, başka türlü ifade etmek istersek, emek verimliliğini artırma işlevi de görecektir ama bu yeterli değildir. Eğitim aynı zamanda insan potansiyelinin gerçekleştirmenin, gerçek anlamda ‘yurttaş’ yetiştirmenin de hizmetinde olmalıdır veya aynı anlama gelmek üzere bu iki amaç arasında uygun bir denge gereklidir. Eğitim alanında eşitliğin sağlanması, toplum sınıfları arasındaki eşitsizliğin giderilmesini varsayar. Aksi halde geniş toplum kesimlerinin eğitim sisteminin dışına atılması kaçınılmazdır. Bilindiği gibi ‘demokratik eğitim’ her sınıftan çocuğun eğitim kurumlarından eşit yararlanması demektir. Toplumsal ayrımın hızla derinleştiği, her şeyin paralılaştığı, metalaştığı, özelleştirme girdabına sokulduğu, soysuzlaştığı koşullarda, demokratik eğitim mümkün değildir. ”
Yeni yorum gönder